aykutgoker merhaba 518 Kasım 2016’da yitirdiğimiz H. Aykut Göker, 27.06.2002’de kurduğu bu platformun “Platform Hakkında” bölümünde;
“… Türkiye için tek stratejik seçenek bilim, teknoloji ve teknolojik inovasyonda yetkinleşmektir. Yetkinleşme elbette toplum içindir; toplumun bütün katmanlarının refahı ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak içindir.” diyor.
O’nun siyasal ve profesyonel yaşamı boyunca yüksek bir yurtseverlikle ve özveriyle yürüttüğü çalışmaları ve eserleri bu platformda yer almaktadır. Eleştirel akıldan kaynaklanan uyarıları bu eserlerinde yer aldı. Ne yazık ki bu uyarıları hâlâ geçerli. Birkaç örnek,
“Kaotik ortam ürkütücü... Zaman, bu gidişe itirazı olanların potansiyel güç ve değerinin farkına varma ve o potansiyeli kuvveden fiile çıkaracak örgütlü gücü yaratabilme zamanı...

Son iki yüzyılda aşılardan ilaçlara, medikal cihazlardan tedavi yöntemlerine kadar yaşanan gelişmeler insanoğlunun ortalama yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini de arttırdı. Medikal yenilikçilik alanında yaşanan önemli gelişmeler tanı ve tedavide parlak sonuçlar alınmasını sağlamakta iken birden karşımıza Covit-19 çıkıverdi. Medikal yenilikçiliğin en parlak örneklerinin görüldüğü ülkelerde bile hâlâ görünür gelecek için bir umut olduğunu söylemek zor. Peki, neden böyle oldu?

Bilim, laik ve demokratik bir ortamda gelişir. İnsanlık tarihinde zaman zaman aksine ortamlarda da bilim yapılmış ise de sürekliliği ve kalıcılığını sağlamak olanaklı olamamıştır.

Savaşların sonrasında erişilen “barışta”, güçlü olanın (haklı olanın anlamında değil) kazandığı şan, şeref, mal-mülk ne varsa tarih olarak yazılır da, kaybedenlerin yani halkın acıları, kaybettikleri söz konusu bile edilmez. Böylesi bir savaş-barış diyalektiği gerçekte bir sonraki savaşı ya da barışı taşır içinde. Günümüze kadar yansıyan sonuçlarına bakıldığında bunun somut örnekleri I. ve II. Dünya Savaşlarıdır.

Aykut Göker, bu ülkenin aydınlık geleceğine olan inancı ile ve topluma duyduğu sorumlulukla bilim, teknoloji ve inovasyon politikaları alanında kendi birikimlerini yansıtmak ve bu politikalar ve uygulamaları konusunda söyleyecek sözü olanlara alan oluşturmak üzere Türkiye’de bir ilk olmak üzere Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Politikaları Platformu’nu 2002 yılında kurdu.